Skolyoz nedir? Skolyoz hakkında soru ve cevaplar

Skolyoz nedir ?

Kaç farklı tip skolyoz vardır ?

Skolyoz en sık 3 tipte karşımıza çıkar:

Çocuklarda görülen skolyoz hangi tip skolyozdur ?

Skolyoz’un belirtileri nelerdir ? Kendini nasıl ele verir ?

Anne babalar çocuklarında skolyoz olup olmadığını nasıl anlayabilirler ? Nelere dikkat etmeliler ?

Skolyozun en çok görülen bulgularından birisi, genellikle sağ tarafta belirginleşen kürek kemiği çıkıntısıdır. Bir omuz diğerinden daha yüksek olabilir ve çocuk bir tarafa eğilmeye eğilimlidir. Kalça kemikleri simetrik olmayabilir ve biri diğerinden daha yüksekmiş gibi görünür (Resim 3). Skolyozu bozuk duruş ile karıştırmamak gerekir. Sıklıkla skolyozun ilk belirtilerinden biri daha önce giyilebilen giysilerin vücuda tam oturmamasıdır. Bu kızlarda eteğin veya giysinin çizgilerinin asimetrik olması ile belirginleşir. Ailelerin skolyozu en kolay tanıyabilmelerinin yolu çocukların kollarını aşağı sarkıtarak öne eğildiklerinde sırtta ve özellikle kürek kemiği seviyesinde asimetrinin fark edilmesidir. Bu asimetrinin diğer nedenlerinin (travma, kas tutulması gibi) olup olmadığına da bakılmalıdır.

Skolyoz hastası olan bir çocuğun günlük yaşamı nasıl etkilenir ? Çocuk ne gibi sıkıntılarla karşı karşıyadır ?

Çocuklarda skolyoz hangi derecedeki eğimlerde artık çok tehlikeli boyuttadır ? Tehlikeleri nelerdir ?

Çocukta skolyoz olduğunun anlaşılmasından itibaren ne tür müdaheleler yapılır ?

Skolyoz için cerrahi veya cerrahi olmayan tedavi yöntemlerine başlamadan önce eğriliğin ilerlediğini veya ilerleme eğilimi içinde olduğunu gösteren radyolojik veya biyolojik kanıtların elimizde bulunması gerekir. Tedavi planı yapılırken ayrıca hastanın yaşı, cinsiyeti, cinsel gelişimi de önemlidir. Örneğin, 9 yaşında 30 derece eğriliği olan bir kız çocuğunun eğriliği muhtemelen ergenliğe girme ile ilerleyecek ve tedaviye gereksinim gösterecektir. Oysa 20 yaşında 30 derece eğriliği olan bir bayan için hastanın yakınması yoksa cerrahi tedavi gereksizdir. Çünkü, eğrilik ilerleme göstermeyecektir. Skolyoz tedavisinin amacı; şekil bozukluğunu düzeltmek ve düzelmenin kalıcı olmasını sağlamaktır. Birçok skolyozun (30 dereceden az olanlar) tedavisine gerek yoktur. Tedavi alternatifleri arasında: korse kullanımı, ameliyat veya bu tedavilerin bir kombinasyonu düşünülebilir. Takip, erken başlandığı ölçüde başarılı olur. Korse kullanılması da skolyozun ilerlemesinin önlenmesinde etkilidir, ancak ergenlik çağına girildikten sonra kullanımı etkisizdir. Bu korse ile omurga asimetrik basınçlara karşı desteklenir ve korse, hasta büyüdükçe, vücuda uyum sağlayacak şekilde değiştirilir. Korse tedavisi hangi yaşta başlarsa başlasın adet dönemi başladıktan itibaren ortalama 1.5 yıl daha kullanılması gerekir. İlerleme gösterdiği saptanan ve 25 derecenin üzerindeki skolyozlarda korse kullanımına başlanır.
Korse kullanımı tercihen günde 22-23 saat olmalıdır. Korse kullanımı ile korsenin takılmasını takiben 15 gün sonra korse ile çekilen röntgende eğriliğin % 50 oranında düzelmesi beklenir. Korse kullanımının sona erdirilmesi üçer aylık korsenin günlük kullanımının azaltılmasıyla ve radyolojik kontrollerle yapılır. Korse tedavisi tamamlandığında eğrilik derecesi tedavinin başlandığı derece veya birkaç derece altında ise bu başarı olarak kabul edilir. Korse tedavisinde başarı oranı yaklaşık % 50’dir. Tedavilerin getirdiği sınırlamaları duygusal olarak kabul etmek, genelde ergenlik çağındaki gençler için zordur. Tedavinin bu zorluklarına alışmada, duygusal destek önemli rol oynar. Fizik tedavi uzmanları ve ortopedistlerin, hastalara tedavi yöntemlerini açıklamaları ve korsenin vücuda rahat oturmasını sağlamaları, hastaların tedavi planına uyumunu arttırır. 40 derece veya üzerindeki skolyozlarda, eğrilik kemik büyümesi durduktan sonra da artmaya devam edebileceği için, genelde ameliyat ile düzeltme gerekir. Hastalığın seyri ve tedavinin nasıl bir sonuç vereceği, eğriliğin yerine ve derecesine bağlıdır. Eğrilik ne kadar fazla ise, büyüme durduktan sonra eğriliğin artma şansı da o kadar çoktur. Tedavi edilmeyen aşırı skolyozlar, azalan akciğer kapasitesine bağlı olarak kalp ve akciğer problemlerine, sırt ağrılarına, fiziksel bozukluklara, omurganın dejeneratif artritine neden olabilirler. Eğriliğin kendisinin veya uygulanan tedavi yöntemlerinin, duygusal problemlere veya kendine güvenin azalmasına neden olabileceği unutulmamalıdır.

Günümüzde skolyoz cerrahisinde hangi teknik ve yöntemler uygulanmaktadır. Bu konuda dünya ile karşılaştırıldığında Türkiye nerededir ?

Dünyada omurga cerrahisinde cerrahi ve tıbbı teknolojideki önemli atılımlar sonucunda 1985 sonrası belirgin aşamalar kaydedilmiş ve adeta omurga cerrahisinde bir devrim gerçekleştirilmiştir. Bunu takip eden yıllarda özellikle 1990 sonrası Türkiye’deki ortopedi kökenli omurga cerrahlarının uluslararası alanda dünyanın önemli omurga cerrahisi merkezlerinde uzun süreli misafir cerrah olarak çalışması, kongre ve sempozyumlara katılarak deneyimlerini aktarması ve aktif cerrahi toplantılarına katılması ile birlikte ülkemizde yapılan tedaviler dünya standartlarını yakalamıştır. Halen ülkemizde sadece skolyoz cerrahisi değil tüm omurga cerrahisi uygulamalarında uluslararası en iyi cerrahi merkezler düzeyinde hizmet verebilen en az birkaç merkez bulunmaktadır. Bunun dışında standart omurga cerrahisinde birçok şehrimizde üniversite hastaneleri dışında da hizmet verebilen merkezler bulunmaktadır.

Cerrahi müdahele sonrası skolyoz eğrisinin düzelmesi yüzde kaç ihtimaldir ?

Cerrahi müdahele sonrası hasta ne kadar zamanda iyileşerek ayağa kalkabilir ?

Ameliyat sonrasında hastanın özellikle dikkat etmesi gereken durumlar nelerdir ?

Skolyoz Türkiye’deki çocuklarda diğer ülkeler ile karşılaştırıldığında hangi oranda görülür ?

Spor ve egzersizin skolyoz üzerindeki etkisi nedir ?

Egzersiz yapmak sonradan oluşabilecek skolyoz’u önlemede etkil midir ?

Spor ve egzersiz her birey için kurallarına uygun olarak yapıldığında faydalıdır. Ancak bilinmesi gereken en önemli nokta egzersiz ile skolyozun düzeltilemeyeceğidir. Sadece 20 dereceye kadar olan lomber eğriliklerde bel çevresi kaslarına yönelik bir egzersiz programının faydalı olduğunu ileri süren bir çalışma mevcuttur. Bunun dışında sırt ve bel eğrilikleri için ortaya konmuş ve etkili olduğu gösterilmiş herhangi bir egzersiz programı yoktur. Birçok hastamızda hekim önerisi veya aile ısrarı ile çocuklara bazı egzersizlerin (barfix vb) yaptırılmaya çalışıldığını öğrenmekteyiz. Bu uygulamanın önemli bir sakıncası çocuğun tedavisinde bir faydası olmayacak bir yöntemi zorla yapmaktan dolayı düştüğü psikolojik sorunlar ve ailenin egzersizlerden fayda görülecek umuduyla gerekli tedaviyi geciktirmesidir. Ameliyat sonrası tüm hastalarımıza sırt ve bel egzersizlerini özellikle yüzmeyi önermekteyiz.

www.tekerleklisandalyedunyasi.com
Rapid SSL, Visa, Mastercard, Maestro

©2018 tekerleklisandalyedunyasi.com tüm hakları saklıdır.

Hipotenüs Hipotenüs E-Ticaret Sistemleri İle Hazırlanmıştır.